Kadıköy ayak bileği burkulması rehabilitasyonu ve topuk ağrısına fizyoterapi yaklaşımı
Burkulma sonrası ayak bileği, topuk dikeni, plantar fasiit ve aşil yakınmaları için Kozyatağı'nda fizyoterapi
Kadıköy ayak bileği burkulması rehabilitasyonu arayan kişiler çoğunlukla benzer şeyleri anlatır: ağrı azalmış olsa da ayak bileğine güvenilememesi, sabah yataktan kalkınca topukta beliren sert bir sızı, yürüyüşte ya da koşuda aşil çevresinde artan gerginlik. Kozyatağı'ndaki klinikte bu şikâyetler önce ayrıntılı bir değerlendirmeyle ele alınır, program bulgulara göre planlanır.
- İstanbul Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon mezunu fizyoterapist
- Sertifikalı Schroth uygulayıcısı
- Erkek pelvik taban rehabilitasyonu, manuel terapi, klinik reformer pilates ve fasyal manipülasyon uygulamaları
- Değerlendirme sonrası kişiye özel planlanan program, ara kontrollerle güncellenir
- Kozyatağı metrosuna yürüme mesafesi, Pazartesi ile Cumartesi arası 09:00-21:00 randevu
- İçerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekime aittir

Ayak bileği burkulması nasıl oluşur
Ayak bileği burkulması, eklemi çevreleyen bağların normal hareket sınırının ötesine zorlanmasıyla ortaya çıkar. En sık görülen biçimde ayak içe doğru döner, dış yan bağlar gerilir ve bazı kişilerde kısmen zedelenir. Merdiven inerken boşa basmak, kaldırım kenarında dengeyi kaybetmek ya da basketbol ve futbolda başka birinin ayağına basmak tipik örneklerdir. Ağrı ve şişlik çoğu zaman olaydan hemen sonra belirir.
Bağdaki zorlanmanın düzeyi kişiden kişiye çok farklıdır. Bazı durumlarda yalnızca birkaç gün süren bir hassasiyet kalır, bazı durumlarda eklem belirgin biçimde şişer ve üzerine yük vermek zorlaşır. Bu ayrımı yapmak ve gerekli görüntülemeyi istemek hekimin görevidir. Fizyoterapi süreci, hekimin değerlendirmesi çerçevesinde ilerler.
Burkulmanın asıl önemli yanı, ilk ağrı geçtikten sonra eklemde neyin kaybolduğudur. Bağlarda ve çevre kaslarda denge algısını taşıyan duyu bilgisi azalabilir, ayak bileği bu yüzden aynı zeminde yeniden takılmaya yatkın hale gelebilir. Kadıköy ayak bileği burkulması rehabilitasyonu için başvuran kişilerin birçoğu, ağrısı geçmesine rağmen eklemine güvenemediğini anlatır.
İlgili sayfa: Kadıköy spor yaralanmaları fizyoterapisi
Topuk dikeni ve plantar fasiit: topuk altındaki sızının kaynağı
Ayak tabanında topuk kemiğinden parmak diplerine uzanan kalın bir bağ dokusu şeridi bulunur, plantar fasya adı verilen bu yapı ayağın kavsini taşımaya yardım eder. Bu dokuya binen yük artıp tolere edilen sınırı aştığında topuğun iç alt kısmında ağrı başlayabilir ve tablo plantar fasiit olarak adlandırılır. Topuk dikeni ise görüntülemede topuk kemiğinin altında görülebilen kemik çıkıntısını tanımlar.
Görüntülemede çıkıntı bulunması her zaman ağrının nedeninin o çıkıntı olduğu anlamına gelmez; çıkıntı olup ağrısı olmayan kişiler de vardır. Bu nedenle değerlendirmede asıl bakılan, dokunun yüküne ve ayağın yürürken nasıl çalıştığına dairdir. Tanı kararı hekime aittir.
Tipik tarif, sabah yataktan kalkıp ilk adımları atarken ya da uzun süre oturduktan sonra ayağa kalkınca topukta hissedilen sert bir sızıdır. Birkaç dakika yürüdükten sonra azalması, gün sonunda ise yeniden artması sık anlatılan bir örüntüdür. Yeni başlanan bir yürüyüş programı, kilo artışı, sert zeminde uzun süre ayakta durmak ve ayakkabı değişikliği tabloyu tetikleyebilir.
Aşil tendonu ve düz taban: ayağın zincirindeki diğer halkalar
Aşil tendonu baldır kaslarını topuk kemiğine bağlar ve yürürken, koşarken ayağın yerden itilmesini sağlar. Baldır kasları kısaldığında ya da tendon yükünü taşıyamadığında topuğun hemen üzerinde ağrı, sabahları gerginlik ve merdiven çıkarken zorlanma görülebilir. Aşil çevresi ile topuk altı ağrısı, aynı baldır ve ayak tabanı zincirinin parçaları olduğundan çoğu zaman birlikte ele alınır.
Düz taban, ayağın iç kavsinin yük altında çökmesi biçiminde tarif edilir ve her düz tabanlı kişide ağrı olmaz. Kavis çöktüğünde topuk dışa doğru yatabilir, diz içe kayabilir ve yük dağılımı ayaktan kalçaya kadar değişebilir. Ağrının ayakta mı, yoksa dizde ya da belde mi hissedileceği kişiye göre farklılık gösterir.
Bu nedenle ayak şikâyetlerinde yalnızca ağrıyan noktaya bakılmaz. Kimi kişilerde ayakkabının iç yapısı ya da günün büyük bölümünün geçtiği zemin türü de tabloya katkıda bulunur. Ayak parmaklarının, ayak bileğinin, baldırın ve kalçanın yürürken nasıl işbirliği yaptığı incelenir. Ayak ve tabanlık konusundaki genel bilgiler için blog yazısına da göz atabilirsiniz.
Ayrıntılı yazı: Düz tabanlık ve ayak ağrıları
Hangi durumlarda fizyoterapi düşünülür
Burkulma sonrasında şişlik ve ağrı azalmasına rağmen ayak bileği oynak, güvensiz ya da tutuk hissediliyorsa fizyoterapi düşünülebilir. Aynı ayağın birden fazla kez burkulması, merdivende ya da düzensiz zeminde dengesizlik hissi, spora dönüşte ayağın zorlanması da bu gruptadır. Ağrının dinmesi, eklemin eski kapasitesine döndüğü anlamına her zaman gelmez.
Topuk ve ayak tabanı yakınmalarında ise birkaç haftadır süren sabah ağrısı, uzun yürüyüşten sonra artan topuk sızısı ve ayakta çalışılan işlerde gün sonunda belirginleşen rahatsızlık sık başvuru nedenleridir. Aşil çevresindeki gerginlik, merdiven ve yokuşta artan ağrı da değerlendirmeye uygun bir tablo olabilir. Bu şikâyetlerin çoğu, yükün ve hareketin düzenlenmesiyle birlikte ele alınır. Yeni bir spor ya da yürüyüş alışkanlığına başlandığında beliren yakınmalar da aynı çerçevede değerlendirilir.
Ayak bileği ve topuk şikâyetleri bazen diz ve kalça yükünü de etkiler. Yürüyüş düzeni değiştiğinde dizde ağrı başlayabilir, bu tür tablolar için diz ağrısı sayfası ayrıntılı bilgi verir. Şikâyetin ayakla mı, yoksa zincirdeki başka bir halkayla mı ilgili olduğu değerlendirmede netleşir.
İlgili sayfa: Kadıköy diz ağrısı fizyoterapisi
Değerlendirme nasıl ilerler
İlk görüşmede şikâyetin nasıl başladığı, hangi harekette arttığı ve gün içinde nasıl değiştiği ayrıntılı biçimde sorulur. Burkulma öyküsü varsa olayın mekanizması, ilk günlerde ne yapıldığı, hekim değerlendirmesi ve varsa görüntüleme sonuçları gözden geçirilir. Daha önce aynı ayakta benzer bir olay yaşanıp yaşanmadığı da önemli bir bilgidir.
Ardından ayakta duruş, yürüyüş ve tek ayak üzerinde durma gözlenir. Ayak bileğinin hareket açıklığı iki taraf karşılaştırılarak ölçülür, baldır ve ayak tabanı kaslarının kuvveti ve esnekliği test edilir. Denge testleri, bu bölgenin geçmiş burkulmalardan ne kadar etkilendiğini görmek için kullanılır.
Değerlendirme sonunda bulgular kişiye anlatılır ve program bu bulgulara göre planlanır. Kadıköy ayak bileği burkulması rehabilitasyonu bu nedenle hazır bir şablon uygulamak yerine, ayak bileğinin ve komşu eklemlerin o günkü durumuna göre kurulur. Program ilerledikçe ara değerlendirmelerle güncellenir.
Kullanılan yaklaşımlar: elle uygulama, kuvvet ve hareket düzeni
Burkulma sonrası ilk dönemde yük, ağrı ve şişlik dikkate alınarak ayak bileği hareketleri kontrollü biçimde açılır. Eklem hareketi kısıtlıysa, bu kısıtlılığı ele alan elle uygulanan manuel terapi teknikleri kullanılabilir. Baldır ve ayak tabanındaki gergin dokular için yumuşak doku çalışmaları da programa eklenebilir.
Programın asıl omurgasını kuvvetlendirme oluşturur. Ayak bileğinin dış yanındaki kasların, baldırın, ayak içi küçük kasların ve kalça çevresindeki kasların dereceli biçimde çalıştırılması hedeflenir. Dirençli bantlarla yapılan hareketler, parmak ucunda yükselme, tek bacak üzerinde çalışma bu kapsamdadır.
Topuk altı yakınmalarında ise tabandaki dokunun yük kapasitesini artıran, kademeli olarak ağırlaştırılan egzersizler öne çıkar. Hekim uygun gördüğünde ayak bileği desteği ya da tabanlık gibi destekler de sürece dâhil edilir. Hangi uygulamanın hangi sırayla kullanılacağı kişiye göre belirlenir. Uygulamalar birbirinin yerine geçmez, aynı programın farklı bileşenleri olarak birlikte ilerler.
Seans içinde yapılan çalışmaların bir bölümü ev programına aktarılır, çünkü ayak bileği ve topuk dokusunun yüke uyumu haftalar içinde, düzenli ve dereceli tekrarlarla gelişir. Programın günlük hayata sığacak kadar kısa ve uygulanabilir olması, sürdürülebilirliği doğrudan etkiler. Ağrı ve yük tepkisi her kontrolde sorulur, doz buna göre artırılır ya da geri çekilir.
İlgili sayfa: Kadıköy manuel terapi
Ayak bileği ve topuk şikâyetinizi birlikte değerlendirelim
Burkulma sonrası eklemine güvenemiyorsanız ya da sabah ilk adımlarda topuğunuz ağrıyorsa Kozyatağı'ndaki klinikten değerlendirme randevusu alabilirsiniz. Süreç, şikâyetin nasıl başladığını ve ayağın yürürken nasıl çalıştığını anlamakla başlar.
Denge ve ayak bileği kontrolü neden ayrı çalışılır
Ayak bileği çevresindeki bağlar ve kaslar yalnızca eklemi sabit tutmaz, aynı zamanda beyne eklemin konumu hakkında sürekli bilgi gönderir. Burkulma sırasında bu duyu yolu da zarar görebilir ve ağrı geçtikten sonra bile bilgi akışı eskisi kadar hızlı olmayabilir. Bu durum, tekrar eden burkulmaların önemli bir nedeni olarak bilinir.
Bu yüzden rehabilitasyonda denge çalışmaları kuvvet çalışmalarının yanında ayrı bir bölüm olarak yer alır. Başlangıçta düz zeminde tek ayak üzerinde durmakla başlanır, ardından gözler kapalı ya da yumuşak zeminde zorluk artırılır. Bir sonraki aşamada yön değiştirme, hafif sıçrama ve ani duruş gibi sporun gerektirdiği hareketler eklenir.
Spor yapan kişilerde bu aşamalar, sahaya dönüş kararının temelini oluşturur. Aynı mantık diz bağ yaralanmalarında da kullanılır; ön çapraz bağ yaralanmalarını ele alan blog yazısında, spora dönüşte denge ve kontrolün neden önemsendiği anlatılmaktadır. Her aşamaya geçmeden önce bir önceki aşamanın ağrısız ve kontrollü yapılabilmesi aranır, böylece eklem yeni yüke hazır hale getirilir.
Ayrıntılı yazı: Ön çapraz bağ ve sporcu yaralanmaları
Evde ve günlük yaşamda yapılabilecekler
Taze bir burkulmada ilk günlerde ağrıyı artırmayacak ölçüde yükü azaltmak, ayağı dinlendirmek ve hekimin önerdiği korumayı sürdürmek genellikle yararlıdır. Ağrı elverdikçe, ayak bileğini yavaşça yukarı aşağı oynatmak ve parmakları açıp kapamak gibi hafif hareketler yapılabilir. Hangi hareketin ne zaman başlayacağı, burkulmanın düzeyine göre belirlenir.
Topuk ağrısında günlük düzen büyük fark yaratabilir. Sabah yataktan kalkmadan önce ayak bileğini birkaç kez çevirmek ve baldır ile ayak tabanını hafifçe germek ilk adımlardaki sertliği azaltmaya yardım edebilir. Sert zeminde yalın ayak ya da çok ince tabanlı ayakkabıyla uzun süre durmaktan kaçınmak, ağrıyı azaltan pratik bir adımdır.
Ayakkabı seçimi de önemlidir: topuğu ve kavsi destekleyen, tabanı çok sert ya da çok yumuşak olmayan bir model genellikle tercih edilir. Yürüyüş ve koşu programı ağrı artmayacak şekilde, süre ve mesafe kademeli olarak artırılarak planlanır. Evde yapılacak hareketlerin dozu için değerlendirme sonrası kişiye özel bir ev programı verilir.
İlgili sayfa: Egzersiz terapisi ve ev programı
İlerlemenin izlenmesi ve spora ya da yürüyüşe dönüş
İlerleme yalnızca ağrının azalmasıyla ölçülmez. Ayak bileği hareket açıklığı, tek ayak üzerinde durma süresi, parmak ucunda yükselme sayısı, merdiven inip çıkarken hissedilen güven ve sabah ilk adımdaki sızının şiddeti birlikte gözden geçirilir. Bu ölçümler belirli aralıklarla tekrarlanır ve ilk değerlendirmeyle karşılaştırılır.
Spora ya da uzun yürüyüşlere dönüş, takvime göre değil, işlevsel ölçütlere göre kararlaştırılır. Hareketin ağrısız yapılabilmesi, iki ayak arasında kuvvet ve denge farkın ın azalması ve yön değiştirme hareketlerinde kontrol bu ölçütlerin başında gelir. Gerektiğinde hekimle de bilgi paylaşılır.
Süreç boyunca beklenenden farklı bir seyir görüldüğünde program güncellenir. Kadıköy ayak bileği burkulması rehabilitasyonu sürecinde iyi giden bir dönem bile yeni bir değerlendirmeyi gereksiz kılmaz. Bu sürecin kimi zaman ameliyat ya da alçı sonrasında devreye girdiği durumlar için ortopedik rehabilitasyon yaklaşımı da ayrıca ele alınır.
İlgili sayfa: Kadıköy ortopedik rehabilitasyon, Ameliyat sonrası fizik tedavi
Sık yapılan yanlışlar ve yanlış anlamalar
En yaygın yanlış, ağrı dindiği anda burkulmanın bittiğini düşünmektir. Bağ ve denge duyusu henüz toparlanmamışken spora ya da yüksek topuklu ayakkabıya dönmek, yeniden burkulma riskini artırabilir. Ağrının azalması önemli bir işarettir, ancak tek başına yeterli bir ölçüt sayılmaz.
Bir diğer yanlış, ayak bileğinin uzun süre hiç hareket ettirilmeden tutulmasıdır. Gerektiğinden uzun süren hareketsizlik eklemin sertleşmesine, kasların zayıflamasına ve denge duyusunun daha da gerilemesine yol açabilir. Hangi dönemde ne kadar korunacağı ve ne zaman hareketin açılacağı hekim ve fizyoterapist ile birlikte netleştirilir.
Topuk dikeni konusunda yaygın bir yanlış anlama, ağrının yalnızca kemikteki çıkıntıdan kaynaklandığı düşüncesidir. Oysa ağrıda çoğunlukla tabandaki dokunun yüküne dayanma kapasitesi belirleyici olur. Sürekli aynı sert tabanlıkla ya da yalnızca germe hareketleriyle ilerlemek, nedene yönelik bir program yerine geçmez.
Süreci yürüten kişi ve randevu düzeni
Değerlendirme ve seanslar Fizyoterapist Onur Yalçın tarafından yürütülür. Onur Yalçın, İstanbul Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon mezunudur. Görüşmeler Kozyatağı'nda, Gülbahar Sokak üzerindeki klinikte yapılır.
Klinik, Kozyatağı metro istasyonuna yürüme mesafesindedir. Bu durum, iş çıkışında ya da gün içinde ayakta çalışan kişiler için ulaşımı kolaylaştırır. Ayağını yere basmakta zorlanan kişiler için kısa mesafeli ulaşım ayrıca önem taşıyabilir.
Randevular Pazartesi ile Cumartesi arasında 09:00 ve 21:00 saatleri içinde planlanır. İlk randevuya gelirken kolay giyilip çıkarılan, bacakları dize kadar açıkta bırakabilen rahat bir kıyafet ve günlük kullanılan ayakkabılar işe yarar. Varsa hekim raporu, röntgen ya da ultrason sonuçları da getirilebilir.
İlgili sayfa: Rehabilitasyon merkezi yaklaşımı
Hekim değerlendirmesi gerektiren durumlar
Bazı bulgular fizyoterapiden önce hekim değerlendirmesini gerektirir. Darbe ya da düşme sonrasında ayağa hiç basılamaması, ayak bileği çevresinde kemik üzerinde belirgin hassasiyet, görünür şekil bozukluğu ve hızla artan şişlik ya da morarma bunlar arasında sayılabilir. Bu tür bir durumda kırık ya da ciddi bağ yaralanması hekim tarafından dışlanmalıdır.
Topuk ve ayak tabanı yakınmalarında ise dinlenirken ve geceleri de süren ağrı, ateş ya da kızarıklık eşlik etmesi, ayakta uyuşma ya da yanma, baldırda tek taraflı şişlik ve ağrı hekim değerlendirmesi için yeterli nedenlerdir. Şeker hastalığı ya da dolaşım sorunu olan kişilerde ayak yakınmaları ayrıca dikkat ister. Bu kişilerde ayakta yara, renk değişikliği ya da his kaybı fark edildiğinde de hekime danışılması uygun olur.
Böyle bir tablo tarif edildiğinde değerlendirmenin ardından yönlendirme yapılır. Fizyoterapi süreci hekimin tanı ve tedavi kararı çerçevesinde ilerler. Bu sayfadaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır, teşhis yerine geçmez.
Sıkça Sorulan Sorular
Kadıköy Kozyatağı'ndaki klinikte randevu
Gülbahar Sokak, Ege Yıldız Sitesi No:15, Kozyatağı, Kadıköy, İstanbul. Kozyatağı metro istasyonuna yürüme mesafesinde. Randevu saatleri Pazartesi ile Cumartesi arası 09:00-21:00. Telefon: 0507 294 99 00.
- Adres: Kozyatağı Mah. Gülbahar Sk., Ege Yıldız Sitesi, No:15, Kadıköy, İstanbul, 34742
- Çalışma saatleri: Pazartesi - Cumartesi, 09:00 - 21:00
- Randevu: Görüşmeler randevu ile yapılır.
Randevu talebi bırakın
Bu sayfadaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır ve hekim değerlendirmesinin yerine geçmez. İçerik sorumlusu: Onur Yalçın, Fizyoterapist ( fztonuryalcin@gmail.com ). Son güncelleme: 4 Eylül 2026.