Kadıköy duruş bozukluğu fizyoterapisi ile kifoz ve lordoz değerlendirmesi

Yuvarlak sırt, öne düşen omuzlar ve artan bel çukuru için Kozyatağı'nda postür analizi ve egzersiz programı

Kadıköy duruş bozukluğu fizyoterapisi arayan kişilerin anlattığı tablo genellikle bellidir: aynada ya da fotoğrafta fark edilen öne düşmüş omuzlar, yuvarlaklaşan sırt, ileri uzanan baş ya da belirgin bir bel çukuru. Kozyatağı'ndaki klinikte bu görünümün arkasındaki kas dengesizliği, eklem hareketi ve günlük alışkanlıklar önce ayrıntılı bir postür analiziyle değerlendirilir, program bulgulara göre planlanır.

  • İstanbul Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon mezunu fizyoterapist
  • Sertifikalı Schroth uygulayıcısı
  • Erkek pelvik taban rehabilitasyonu, manuel terapi, klinik reformer pilates ve fasyal manipülasyon uygulamaları
  • Değerlendirme sonrası kişiye özel planlanan program, ara kontrollerle güncellenir
  • Kozyatağı metrosuna yürüme mesafesi, Pazartesi ile Cumartesi arası 09:00-21:00 randevu
  • İçerik bilgilendirme amaçlıdır; tanı ve tedavi kararı hekime aittir
Duruş Bozukluğu, Kifoz ve Lordoz bilgi kartı: duruş bozukluğu, kifoz ve lordoz, Kozyatağı Kadıköy, Fizyoterapist Onur Yalçın

Duruş neyi anlatır, kifoz ve lordoz nedir

Omurga yandan bakıldığında düz bir çizgi değil, art arda dizilmiş yumuşak eğriliklerden oluşur. Boyun ve bel bölgesinde öne doğru açılan eğrilik lordoz, sırtın göğüs bölümünde arkaya doğru yuvarlanan eğrilik ise kifoz olarak adlandırılır. Bu eğrilikler normal bir yapının parçasıdır ve omurganın yükü yaylanarak dağıtmasına yardımcı olur.

Sorun, eğriliklerin gereğinden fazla artması ya da belirgin biçimde azalması durumunda gündeme gelir. Göğüs bölgesinde artan kifoz yuvarlak sırt görünümü verirken, bel bölgesinde artan lordoz karnın öne, kalçanın arkaya çıktığı bir duruş oluşturabilir. Bazı kişilerde ise eğrilik azalır ve sırt ya da bel daha düz bir görünüm alır.

Duruş bozukluğu terimi çoğu zaman tek bir hastalığı değil, birkaç farklı tabloyu kapsayan bir tanımdır. Kadıköy duruş bozukluğu fizyoterapisi çerçevesinde asıl soru, görünümün kasların alışkanlıkla ayarlanmış bir sonucu mu yoksa yapısal bir özellik mi olduğudur. Bu ayrım, hangi yaklaşımın seçileceğini doğrudan etkiler.

Omuzların öne düşmesi ve yuvarlaklaşan üst sırt

Üst sırtta kifozun artması çoğu zaman tek başına ortaya çıkmaz. Göğüs önündeki kaslar kısalırken omuz kuşağını arkaya çeken kaslar ve kürek kemiklerini gövdeye sabitleyen kaslar gereken işi yapamaz hale gelir. Sonuçta omuzlar öne doğru yuvarlanır, baş da gövdenin önüne kayar.

Bu dizilim boyun arkasındaki kaslara sürekli ek yük bindirir. Kişi bunu boyun ve kürek kemikleri arasında yanma ya da sertlik olarak tarif edebilir; kol kaldırırken omuzda sıkışma hissi de tabloya eşlik edebilir. Bu nedenle öne düşmüş omuz yalnızca estetik bir konu olarak değil, hareketin nasıl organize edildiği açısından incelenir.

Değerlendirmede göğüs kafesinin esnekliği, kürek kemiklerinin hareketi ve başın omuzlara göre konumu birlikte ele alınır. Bazı durumlarda kısa kalan göğüs kasları, bazılarında ise zayıf kalan üst sırt kasları öne çıkar. Boyun bölgesindeki yük ile ilişkisi için ilgili bilgilendirme yazısı da okunabilir.

Ayrıntılı yazı: Boyun fıtığı, boyun düzleşmesi ve kürek kemiği ağrısı

Bel çukurunun artması ya da kaybolması

Bel bölgesinde lordozun artması, çoğu zaman pelvisin öne doğru eğilmesiyle birlikte görülür. Kalça önündeki kaslar kısalmış, karın ve kalça arkasındaki kaslar ise yeterince devreye girmeyen bir düzen oluşur. Kişi ayakta durduğunda bel çukuru belirginleşir, uzun süre ayakta kalınca beldeki gerginlik artabilir.

Tersi de mümkündür: uzun süre oturan kişilerde pelvis arkaya devrilir, bel çukuru azalır ve gövde öne yuvarlanır. Bu durumda bel düz görünür, kalça arkası kasları gün boyu kısalmış konumda kalır. Aynı kişi sabah ayakta farklı, akşam oturduktan sonra farklı bir duruş sergileyebilir.

Bu nedenle bel eğriliği tek bir fotoğraf karesiyle değil, hareket içinde okunur. Oturup kalkarken, öne eğilirken ve ayakta dururken pelvisin ve belin nasıl davrandığı izlenir. Kalça ve gövde kaslarının birlikte çalışması, bel bölgesine binen yükün nasıl paylaşıldığını anlamak bakımından belirleyicidir.

İlgili sayfa: Kadıköy bel fıtığı ve bel ağrısı fizyoterapisi

Duruşu şekillendiren günlük alışkanlıklar

Duruş büyük ölçüde tekrar edilen konumların toplamıdır. Telefona bakarken öne eğilen baş, dizüstü bilgisayar başında yuvarlanan sırt, hep aynı omuzda taşınan çanta ya da koltuğa gömülerek geçirilen akşamlar bedenin zamanla bu konumlara uyum sağlamasına yol açar. Kaslar kısalıp uzayarak yeni bir denge kurar ve bu denge kişiye artık normal gelir.

Ofis çalışanlarında bu tablo gün içinde belirginleşir. Mesai ilerledikçe baş öne kayar, omuzlar yükselir, bel desteği kaybolur. Çalışma düzeninin duruşa etkisini ayrıntılı ele alan sayfamızda masa başı yüklenmenin boyun, omuz ve bel üzerindeki yansımaları anlatılmaktadır.

Uyku pozisyonu, ayakkabı tercihi, spor yaparken öne ya da arkaya aşırı yüklenen kas grupları ve uzun süre telefonla geçirilen zaman da tabloya katkı sağlar. Tek bir etkenin suçlanması çoğu zaman gerçeği yansıtmaz. Değerlendirme sırasında günün nasıl geçtiği konuşulur, çünkü program ancak bu bilgiyle gerçekçi biçimde kurulabilir.

Hareketsizlik de en az kötü pozisyon kadar belirleyicidir. Gün boyu yürümeyen, merdiven çıkmayan ve spor yapmayan kişilerde postürü taşıyan kaslar zamanla kapasitesini yitirir. Bu kaslar yeniden çalıştırıldığında, aynı kişi dik durmayı daha az çabayla sürdürebilir hale gelebilir. Bu nedenle duruş çalışması yalnızca pozisyon öğretmek değil, taşıma kapasitesini oluşturmak olarak da düşünülür.

İlgili sayfa: Kadıköy ofis çalışanları fizyoterapisi

Çocuk ve ergenlerde postür değerlendirmesi

Büyüme çağında duruş sürekli değişir. Okul çantası, uzun süren ders saatleri, ekran kullanımı ve hızlı boy uzaması sırt ve omuz görünümünü etkileyebilir. Ebeveynler çoğunlukla çocuğun omzunun bir tarafının yüksek durduğunu, sırtının kamburlaştığını ya da karnının öne çıktığını fark ettiğinde değerlendirme düşünür.

Çocuklarda yapılan postür değerlendirmesinde amaç, görünümün geçici bir alışkanlık mı yoksa daha ayrıntılı bir incelemeyi gerektiren bir tablo mu olduğunu anlamaktır. Omurganın yana doğru eğriliği gibi bulgular fark edildiğinde hekim değerlendirmesi önerilir. Yana eğrilikle ilgili yaklaşımlar ayrı bir sayfada ele alınmaktadır.

Çocuk ve ergenle yapılan çalışma, yetişkinlerden farklı bir dille ve daha oyunsu bir yapıyla kurulur. Egzersizler kısa, anlaşılır ve günlük hayata sığacak biçimde seçilir; çocuğun hareket becerisi ve gelişim düzeyi de gözetilir. Genel çocuk fizyoterapisi çerçevesi için ilgili sayfaya bakılabilir.

Ergenlik döneminde hızlı boy uzaması kasların kemik büyümesine yetişmesini zorlaştırabilir ve geçici bir sertlik ya da kamburlaşma görünümü yaratabilir. Okul çantasının iki omuza dengeli taşınması, uzun ders saatleri arasında kısa hareket araları verilmesi ve düzenli spor alışkanlığı bu dönemde önerilen genel çerçeveyi oluşturur. Çocuğun kendi yaşına uygun bir egzersiz düzenine yönlendirilmesi, duruş farkındalığını baskı kurmadan geliştirmeye yardımcı olur.

İlgili sayfa: Kadıköy skolyoz ve Schroth yaklaşımı, Kadıköy pediatrik fizyoterapi

Hangi durumlarda fizyoterapi düşünülür

Kadıköy duruş bozukluğu fizyoterapisi genellikle iki farklı nedenle gündeme gelir. Bazı kişiler görünümden, yani omuzlarının öne düşmesinden ya da sırtlarının yuvarlaklaşmasından rahatsızdır. Bazıları ise duruşa eşlik eden ağrı, çabuk yorulma ya da hareket kısıtlılığı nedeniyle başvurur.

Boyun, sırt veya bel bölgesinde oturdukça ya da ayakta kaldıkça artan rahatsızlık, derin nefes alırken göğüste sıkışma hissi, kol kaldırırken omuzda zorlanma ve çocuklarda aileyi endişelendiren duruş değişiklikleri sık tarif edilen durumlardır. Ağrı olmaksızın da görünümle ilgili değerlendirme talep edilebilir.

Fizyoterapinin rolü, duruşun altında yatan kas dengesizliği ve hareket alışkanlıklarını ortaya koymak ve bunlara yönelik program kurmaktır. Yapısal bir neden ya da hekim incelemesi gerektiren bir bulgu varsa süreç bu çerçevede yönlendirilir. Tanı ve tedavi kararı hekime aittir, fizyoterapi bu karara eşlik eden bir süreçtir.

Duruşunuzu birlikte değerlendirelim

Omuzlarınızın öne düştüğünü, sırtınızın yuvarlaklaştığını ya da bel çukurunun arttığını düşünüyorsanız Kozyatağı'ndaki klinikten postür değerlendirmesi için randevu alabilirsiniz. Süreç, duruşun nedenini anlamak için ayrıntılı bir gözlem ve hareket incelemesiyle başlar.

Postür analizi ve değerlendirme nasıl ilerler

Değerlendirme, şikâyetin ne zaman başladığı, günün hangi saatlerinde arttığı ve hangi hareketlerle değiştiği üzerine yapılan görüşmeyle açılır. Ardından ayakta duruş önden, yandan ve arkadan gözlenir; baş, omuzlar, kürek kemikleri, omurga hattı, pelvis ve ayak dizilimi birlikte incelenir. Kişinin rahat durduğu konum ile kendini toparladığı konum arasındaki fark da not edilir.

Gözleme hareket testleri eşlik eder. Eklem hareket açıklığı, kas kısalığı, kas kuvveti, göğüs kafesinin ve omurganın esnekliği ile gövde kontrolü değerlendirilir. Duruşun düzeltilebilir olup olmadığı, yani kişinin isteyerek konumunu değiştirebilmesi, kasların mı yoksa yapının mı belirleyici olduğuna dair önemli bir ipucu verir.

Bulgular kişiye anlatılır ve program bu bulgulara göre planlanır. Elinizde daha önce çekilmiş bir röntgen ya da hekim notu varsa getirmeniz süreci kolaylaştırır; görüntüleme isteme yetkisi ise hekime aittir. Değerlendirme tek seferlik bir işlem olarak değil, program boyunca yinelenen bir inceleme olarak ele alınır.

Duruş çalışmasında kullanılan yaklaşımlar

Kullanılan yaklaşımlar değerlendirme bulgularına göre seçilir ve birbirinin alternatifi değil, aynı programın bileşenleridir. Kısalmış göğüs önü, kalça önü ya da boyun kasları için esneklik çalışmaları ve elle uygulanan manuel terapi teknikleri kullanılabilir. Amaç dokuların hareket alanını açmak ve egzersizle kazanılacak konumu mümkün kılmaktır.

Programın asıl ağırlığı çoğunlukla güçlendirme ve motor kontrol çalışmalarındadır. Kürek kemiğini sabitleyen kaslar, derin gövde kasları ve kalça arkası kasları kontrollü biçimde çalıştırılır. Klinik pilates ve reformer çalışmaları da yay direnciyle gövde ve omuz kuşağı kontrolünü geliştirmek amacıyla programa eklenebilir.

Nefes çalışmaları da bu çerçevede yer alır. Göğüs kafesinin genişlemesi ve diyaframın kullanımı, üst sırtın hareketliliğiyle yakından ilişkilidir. Yana eğrilik bulunan kişilerde ise Schroth yaklaşımının ilkeleri ayrıca değerlendirilir. Hangi bileşenin öne çıkacağı kişiden kişiye değişir.

İlgili sayfa: Kadıköy klinik pilates, Kadıköy manuel terapi, Schroth metodu ve skolyoz

Evde ve gün içinde yapılabilecekler

Klinikte geçen süre, gün içindeki saatlerin yanında küçük kalır; bu nedenle duruş çalışmasında ev programı belirleyicidir. Program genellikle birkaç hareketle sınırlı tutulur ve kişinin gününe sığacak biçimde kurulur. Kapı pervazında göğüs önünü açma, sırt üstü uzanarak omuz hareketleri ve yüzüstü sırt kaslarını çalıştırma gibi ekipmansız hareketler örnek verilebilir.

Gün içinde duruşu zorlamadan değiştirmek, katı bir düzeltme çabasından daha işlevseldir. Uzun süre aynı konumda kalmamak, ekranı göz hizasına yaklaştırmak, telefonu yüze yaklaştırmak, çantayı iki omuz arasında paylaştırmak ve düzenli aralıklarla ayağa kalkmak bu çerçevede sayılabilir. Amaç sürekli dik durmak değil, konum çeşitliliğini artırmaktır.

Hareketlerin nasıl yapılacağı klinikte birlikte çalışılır, çünkü yanlış yapılan bir hareket hedeflenen kası çalıştırmayabilir. Kişi evde zorlandığı noktaları bir sonraki randevuya taşır ve program buna göre sadeleştirilir ya da ilerletilir. Ev programının ayrıntılı çerçevesi için ilgili sayfaya bakılabilir.

İlgili sayfa: Kadıköy egzersiz terapisi ve ev programı

Sık yapılan yanlışlar ve yanlış anlamalar

En yaygın yanlış anlama, duruşun sürekli omuzları geriye çekerek ve göğsü şişirerek düzeltilebileceği düşüncesidir. Bu şekilde zorlanan duruş birkaç dakikada yorulur, kasların gereksiz gerilmesine yol açar ve genellikle kalıcı bir değişim sağlamaz. Dengeli bir duruş, çaba gerektirmeden sürdürülebilen bir duruştur.

Bir diğer yanlış, duruş düzeltici korse ya da bandı tek başına bir çözüm olarak görmektir. Dışarıdan sağlanan destek kasların işini üstlendiğinde, kaslar çalışmadığı için zayıf kalabilir. Bu tür ürünlerin kullanımı hekim ve fizyoterapist değerlendirmesiyle konuşulmalıdır.

Ayrıca yalnızca bir bölgeyi güçlendiren egzersizler de beklenen sonucu vermeyebilir. Örneğin yalnızca karın egzersizi yapmak, kısalmış kalça önü kaslarını ya da yuvarlanmış üst sırtı ele almaz. Duruş bir bütün olarak değerlendirildiğinde program da bütüncül kurulur. Kadıköy duruş bozukluğu fizyoterapisi bu nedenle tek bir egzersiz listesine indirgenmez.

Son olarak, görünümün tamamen simetrik ve kusursuz olması gerektiği düşüncesi de gerçekçi değildir. Çoğu insanda omuzlar, kalçalar ve ayaklar arasında küçük farklar bulunur ve bunlar tek başına sorun anlamına gelmez. Değerlendirmede önemli olan, farkın işlevi ya da konforu etkileyip etkilemediğidir.

İlerlemenin izlenmesi, süreci yürüten kişi ve randevu düzeni

Süreç boyunca belirli aralıklarla yeniden değerlendirme yapılır. Duruş gözlemi, hareket açıklıkları, kas kuvveti ve günlük işlerdeki zorlanma tekrar gözden geçirilir; kişinin kendi gözlemleri de bu karşılaştırmanın parçasıdır. Program içeriği ve yoğunluğu bu bulgulara göre güncellenir, önceden sabit bir takvim verilmez.

Değerlendirme ve seanslar Fizyoterapist Onur Yalçın tarafından yürütülür. Onur Yalçın, İstanbul Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon mezunudur ve görüşmeler Kozyatağı'nda Gülbahar Sokak'taki klinikte yapılır. Klinik, Kozyatağı metro istasyonuna yürüme mesafesindedir.

Randevular Pazartesi ile Cumartesi arasında 09:00 ve 21:00 saatleri içinde planlanır. Mesai öncesi ya da çıkış sonrası saatlerde randevu almak mümkündür. Randevu için WhatsApp üzerinden yazılabilir; şikâyetinizin kısa bir özeti planlamayı kolaylaştırır.

İlgili sayfa: Kozyatağı fizyoterapist

Hekim değerlendirmesi gerektiren durumlar

Bazı bulgular fizyoterapi öncesinde hekim değerlendirmesini gerektirir. Kola ya da bacağa yayılan uyuşma ve güç kaybı, dinlenmeyle azalmayan ve geceleri belirginleşen ağrı, nedensiz kilo kaybı ya da ateşin eşlik ettiği tablolar, kısa sürede belirgin biçimde artan bir omurga eğriliği bunlar arasında sayılabilir.

Çocuk ve ergenlerde omuz ya da kalçanın belirgin biçimde asimetrik görünmesi, öne eğilince sırtta çıkıntı fark edilmesi ya da ağrının eşlik etmesi durumunda da hekim incelemesi önerilir. Sertleşmiş bir kifoz gibi yapısal nedenler hekim tarafından değerlendirilir ve tanı konur.

Böyle bir tablo tarif edildiğinde değerlendirmenin ardından yönlendirme yapılır. Fizyoterapi süreci hekimin tanı ve tedavi kararı çerçevesinde ilerler. Bu sayfadaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır, teşhis yerine geçmez.

Sıkça Sorulan Sorular

Alışkanlığa bağlı duruş değişiklikleri bazı kişilerde farkındalık ve düzenli hareketle azalabilir, ancak bu kişiden kişiye değişir. Altta kas dengesizliği ya da yapısal bir neden varsa değerlendirme sonrasında kişiye özel bir program planlanır.
Kifoz, sırtın göğüs bölümünde arkaya doğru olan eğriliktir; lordoz ise boyun ve bel bölgesinde öne doğru olan eğriliktir. İkisi de omurganın doğal yapısında bulunur, sorun bu eğriliklerin gereğinden fazla artması ya da azalmasıyla ortaya çıkar.
Omuzların öne düşmesi, sırtta belirgin yuvarlaklaşma, bel çukurunda artış, baş ve boyunda öne uzanma, ayakta ya da otururken artan gerginlik sık tarif edilen belirtilerdir. Ağrı olmaması da değerlendirme yaptırmaya engel değildir.
Omuz yüksekliği farkı, öne eğilince sırtta çıkıntı, belirgin kamburlaşma ya da ağrı fark ettiğinizde değerlendirme yaptırılabilir. Bu durumlarda önce hekim değerlendirmesi önerilebilir; fizyoterapi süreci hekimin kararı çerçevesinde planlanır.
Bu ürünlerin etkisi kişiye ve duruş tipine göre değişir ve tek başına kalıcı bir çözüm sayılmaz. Kullanımı hekim ve fizyoterapist değerlendirmesiyle konuşulmalı, kas çalışmasının yerini alıp almadığı gözden geçirilmelidir.
Seans sayısı önceden verilebilecek bir rakam değildir; duruşun nedeni, kişinin günlük düzeni ve değerlendirme bulguları kişiden kişiye değişir. İlk değerlendirmenin ardından nasıl ilerleneceği ve hangi aralıklarla yeniden gözden geçirileceği birlikte konuşulur.
Klinik pilates, gövde ve omuz kuşağı kontrolünü kademeli biçimde çalıştırmak için kullanılan seçeneklerden biridir. Uygunluk değerlendirme sonrasında, varsa hekim yönlendirmesi de dikkate alınarak belirlenir.
Hayır. Duruş bozukluğu çoğunlukla kasların ve alışkanlıkların etkilediği bir görünümü anlatır; skolyoz ise omurganın yana doğru ve dönme eşliğinde eğriliğidir. Şüphe edilen durumlarda hekim değerlendirmesi önerilir, skolyoz çalışmaları ayrı bir sayfada ele alınır.
Duruşun görülebilmesi için hareketi kısıtlamayan, üst sırtı ve omuzları izlemeye engel olmayan rahat bir kıyafet yeterlidir. Varsa hekim raporunuzu ve görüntüleme sonuçlarınızı getirebilir, şikâyetinizin gün içinde hangi saatlerde arttığını not edebilirsiniz.
Randevular Pazartesi ile Cumartesi arası 09:00-21:00 aralığında planlanır. Klinik Kozyatağı'nda, Gülbahar Sokak üzerindeki Ege Yıldız Sitesi No:15 adresindedir ve Kozyatağı metro istasyonuna yürüme mesafesindedir.
Tanı koyma ve tedavi kararı verme yetkisi hekimdedir. Fizyoterapist ise değerlendirme yaparak fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalarını yürütür. Onur Yalçın, İstanbul Üniversitesi Fizyoterapi ve Rehabilitasyon mezunu bir fizyoterapisttir.

Kadıköy Kozyatağı'ndaki klinikte randevu

Gülbahar Sokak, Ege Yıldız Sitesi No:15, Kozyatağı, Kadıköy, İstanbul. Kozyatağı metro istasyonuna yürüme mesafesinde. Randevu saatleri Pazartesi ile Cumartesi arası 09:00-21:00. Telefon: 0507 294 99 00.

  • Adres: Kozyatağı Mah. Gülbahar Sk., Ege Yıldız Sitesi, No:15, Kadıköy, İstanbul, 34742
  • Çalışma saatleri: Pazartesi - Cumartesi, 09:00 - 21:00
  • Randevu: Görüşmeler randevu ile yapılır.

Randevu talebi bırakın

Formu göndererek iletişim bilgilerinizin size dönüş yapılması amacıyla işlenmesini kabul etmiş olursunuz. Ayrıntı için gizlilik politikası ve KVKK aydınlatma metni. Tanı, tetkik sonucu gibi sağlık bilgilerinizi forma yazmayın; bunları randevunuzda değerlendiriyoruz.

Bu sayfadaki bilgiler bilgilendirme amaçlıdır ve hekim değerlendirmesinin yerine geçmez. İçerik sorumlusu: Onur Yalçın, Fizyoterapist ( fztonuryalcin@gmail.com ). Son güncelleme: 4 Eylül 2026.

Hemen Bizi Arayın